Anneler ve yavruları:)))

Anneligin "yüce bir duygu" oldugunu birde hayvanlardan izleyelim.Dünyadaki tüm kötülükler defolsa bunun gibi güzellikler geliverse..Ne güzel bir hayal..

video

David&Goliath:)))

David ve Goliath İncil’de de geçen bir hikayedir. David, Goliath ile savaşacaktır ama Goliath kocaman bir devdir ve tek zayıf noktası ise tam anlının ortasıdır. Ama oraya kalın bir miğfer giymiştir. David miğferi çıkarttırmak için ordusunun kalkanları ile bütün güneşi Goliath’a yanısıtır. Goliath ısınan miğferi çıkardığında ise David sapanı ile taşı sallar ve Goliath ı alnından vurup yere indirir.


Hikayede geçen kahramanların isimlerini resimlerde göreceginiz panterle misk faresine vermişler.İkisi de o kadar tatlı ve o kadar sıcaklar ki..İçim çok güzel oldu..Seviyorum farklı hayvanların dostluklarını...


İzmir'de kedilerin üstüne tazyikli 'ölüm' suyu sıkıldı

"Kültürpark'ta parmaklıkların kaldırılması sırasında yangın önlemi olarak tazyikli su sıkıldı. Birçok yavru kedi tazyikli su yüzünden öldü

İZMİR - Kültürpark'tan Sasalı Doğal Yaşam Parkı'na taşınan eski hayvanat bahçesini çevreleyen parmaklıkların kaldırılması sırasında, bölgede yaşayan bazı yavru kedilerin tazyikli suyla telef edilmesi hayvanseverleri isyan ettirdi.

Eski Hayvanat Bahçesi'ni çevreleyen parmaklıkların kesilerek kaldırılması sırasında, yangın çıkmaması için arazözle kuru otların üzerine tazyikli su sıkıldı. Burada hayvanseverlerin yaptığı yuvalarda yaşayan kedi yavrularının bazıları tazyikli su nedeniyle telef olurken, bazıları hayvanseverler tarafından kurtarıldı. Kedilerin bakımını yapan hayvansever Hülya Eltutan, olayı ‘insanlık dışı’ diye değerlendirdi. Kendilerine haber verilmeden yuvaların tazyikli suyla bozulduğunu anlatan Eltutan şunları söyledi:

“Barınakları olmayan kedilere, burada karton ve köpük kutulardan yaptığımız yuvalarda gözümüz gibi bakıyorduk. Fakat haftasonu tatil gününü fırsat bilen, hayvanseverlerin olmamasından faydalanan görevliler yuvaları yerle bir etti. Büyük kedilerin birçoğu yok. Sadece çevreye yayılmış can çekişen, ölüp çöp tenekesine atılan kediler geride kalmış. Bunun hesabını kim verecek? Madem ki burada bir yıkım çalışması var, bir hayvansever derneğine durumu bildirmek bu kadar zor mu? Buradaki insanlık dışı olayı görüntüledik ve savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Mutlaka bunu yapanlar hesabını vermeli. Hiçbir canlının başka bir canlının yaşam hakkını yok etmeye hakkı yok.”

Bu arada hayvanseverlerin kedilerin ölümünden sorumlu tuttuğu, çevrede temizlik çalışması yapan işçilerden biri, “Eğer tellerin demirlerini kaynakla keserken ıslatmasaydık fuarı yakardık. Kediler için koca fuarı mı yakacağız? Biz de böyle olmasını istemezdik. Hayvanseverler bu işi biraz abartıyor. Su sıkmakla kedi mi ölür?” diyerek suçlamaları kabul etmedi. (dha)"

Babababbakkk...Temizlik çalışması yapan işçilerden biri var ya dediklerini gördünüz mü??Şimdi sen cahil insanoglu bir gün senin başına gelir bunlar da ardından "bir temizlik işcisi için diger evler mi yansın" derler de güzel olur dogrusu..Ulan embesill ufacık saf yavrucaklara tazyikli su bogdurtmaz darbeyle öldürür!!!!!!!!!! Bir kurbaga beyni kadar akıl yok sende temizlik işçisi salak herif...

*Kaynak http://www.izmirizmir.net/bilesenler/haberler/haber.php?haber_no=2722

Ne filmmişsin sen "Issız Adam"


Issız Adam’ı ilk defa Türkçe alt yazılı olarak izledim.En moralsiz bir zamanda böyle dramatik filmi izlemem çok sakıncalıydı olsun ne yapalım yarın bir gün ölecegim ne malum takalım filmi de izleyelim bari..

ÖNCELİKLE “ISSIZ ADAM” I İZLEMEYENLER BURAYI OKUMASIN ÇÜNKÜ YAZACAKLARIM SPOİLER YANİ FİLMDEN ÖZETLER İÇERMEKTEDİR.UYARAYIM DEDİM.(Ay kız ne zaman bu kadar düşünceli oldun bababab…)

Şimdi bir kere görüntüler muhteşem..Beyoglunun ara sokaklarında çekilmesi,küçük ama şirin dükkan ve evlerin ortamı beni mest etti..Tabii müzikler de harikaymış eskileri her zaman sevmişimdir.Birde neydi öyle sahaflar dükkanına bayıldım.Bende 2. el eşyalara bayılıyorum.Ekrandaki dış görüntüleri çok sevdigim harika çekimlerdi bayıldım.Unutmadan Sahaflarda 2 kedi vardı onları sevmelerine bayıldım:)))))))))

Filme gelince bir sürü şey söylediler.Adamı anlayanlar olmuş kıza acıyanlar olmuş filmdeki cinsel sahnelerin fazlalıgını begenmeyenler olmuş v.s. v.s. Ya bırakın Merlin aşkına (Harry Potter fanatigiyim bugünlerde..) o filmde yaşananlar olanlar hepimizin hayatında var olan ve olacak şeyler..Bir nevi “Hepimiz Alper’iz” ya da “Hepimiz Ada’yız” misali…

Filmde Alper’in Ada’ya “Ada ben ayrılmak istiyorum” demesinden sonra Ada’nın tepkisi normal ama tokat çok hafif kalmış.Ulan ben olsam adamı evire çevire döverdim beahh:))))))))))) Ama şu yandan da bakmak lazım Ada Alper’den ayrılmadan önce içine oturtacak laflar söyleyip gitti ya işte bu Alper için hayatı boyunca aldıgı en büyük tokat olmuştur.Sonrası malum zaten…

Adamın hayatına yaptıklarına hiç üzülmedim.Ada’dan sonraki yalnız hayatına hiç acımadım feministlik damarlarımdan gelen öfkeyle kendisine güldüm de güldüm ama Ada’nın haline çok ama çok üzüldüm…..

Açıkcası filmi begendim ben..Tek begenmedigim yönü ise oyuncular bazı sahnelerde iyi performans sergilemediler.Bunlar dışında Çağan Irmak bir hayran daha kazanmış oldu.Kendisini tebrik ediyorum ve onunla ilgili tüm filmlerini eger Türkçe alt yazılarını bulabilirsem izleyecegim.Şu anda elimde gene Çağan Irmak’tan Türkçe alt yazılı “Babam ve Olgum” filmi var ama şimdilik seyredemem.Biliyorum ki çok ama çok duygusal olan bu filmi şu andaki ruh halimle izlersem paramparça olurum.Rafa kaldırdım başka zaman izleyecegim.

Bekle beni “Harry Potter ve Melez Prens” ben geliyoooooooooooooorummmm.Hobaaaa…

Bir garip huzursuzluk..

Hani komşumuzun evine hırsız girmişti ya (bkz.) o günden beri içimi bir huzursuzluk kapladı gitti. Belki üst üste gelen yıpratıcı şeylerden dolayıdır belki de ailemin can güvenliginden endişelendigimdendir.

Böyle huzursuz hissettigim zaman öfkeleniyorum.Hoş degil huzursuz olmak..Saglıgımdan oluyorum biliyorum da söylesenize yanlış mıyım? Bana sakin olmamı söylemeyin olamam!!Dışarıdan ne kadar sakin görünsem de içimde fırtınalar kopuyor.

Can ve mal güvenligimiz ne kadar saglanıyor?Adalet sistemimiz düzgün işliyor mu?Saglıgımız yerinde mi?HAYIR..HAYIR..HAYIR..

Bunları yapacak olan mevkii sahibi insanlar yerine biz kendimizce hallediyoruz farkında mısınız?

Polislere güvenmiyorum.Hiç bir zaman da güvenmedim.Hayatım boyunca hiç adam gibi adam polis çıkmadı.Ne mi çıktı karşıma..Okul çagında arkadaşımla beni takip eden ve bizimle eglenme teklifinde bulunan polisler çıktı.Gerçek bir şizofren tarafından hırpalandıgım dayak yedigim ve yere düşürüldügüm halde onu tutuklamayan polisler çıktı.Haksız yere pasaport sorunuma dalaverecilik yapıp yardımcı olmayan sarhoş polisler çıktı.Beni hırpalayan şizofren babama saldırmak üzere idi polise gidip “yardım edin adam babama saldıracak” diye haykırdıgımda “eger adam bir şey yaparsa o zaman geliriz” diyen polisler çıktı.Daha neler çıkacak görecegim..

Avukatlara,savcılara güvenmiyorum.Adam gibi savunanları da göremedim.Bu ülkede avukat olmak zaten zor..İşini dogru yapan bir avukat bile karşıdaki insan tarafından katledilebiliyor yani..Bir şizofren tarafından defalarca saldırıya ugrayan yaşlı babam şizofren tarafından mahkemeye verildi.Haksız yere para cezasına çarptırıldı.Ailecek İstanbul dışında trafik kazası geçirdik karşı taraf hatalıydı hiçbir suç almadan kurtuldular.Daha neler neler görecegim.

Doktorlara asla güvenmiyorum aslaaaaaaa!!! Hasta olmamak için gayret ediyorum.Fakat bu zamanda insanlar beni yıpratırken hasta olmamak zor..Yediklerime dikkat etmeye çalışıyorum ki saglıgımdan da olmayayım ama o kadar üzgün ve bezginken dogru dürüst de yiyemiyorum.Hayatımda tanıdıgım en dürüst doktor ise ailemizin “diş doktoru” idi..Gördügüm en kibar,en namuslu en dürüst adam..O kadar zarif o kadar sessiz sakindi ki..Emekli olmasına çok üzüldüm.Aslında olmayabilirdi çünkü kendine ait ofisi vardı fakat bıkmıştı adam müşterileri çok saygısızdı hak veriyorum.Doktorlarla ilgili kötü anılarım ne mi?Öncelikle 2 sene önce babamı ciddi bir şekilde hastaneye yatırdıgımız günlerdi.Aptal doktor oturtmuş beni karşıma “babanı ameliyat etmezsek ölecek” dedi ameliyat için ısrar etti.Düşündüm düşündüm “hayır” dedim.”Babam güçlüdür göreceksiniz kendi kendine ayaga kalkacak siz ilaç tedavisine devam edin” diye bagırdım.Ve dedigim çıktı adam 1 haftada ayaga kalktı.Bu doktorlar ki beni işitme engelli olarak görünce “hadi şununla bir ugraşalım da onu soyup sogana çevirelim” taktigi uyguladılar da benim sert çıkışacagımı hesaba katmadılar.Birde şunlar var:”Odiyometristler” 30 senelik hayatım boyunca sadece ama sadece bir elimin sayısını geçmeyecek kadar işini sabırla yapan “Ortodontisler”le karşılaştım digerleri bagırdı çagırdı “nasıl duymazsın?” “ aa ses veriyorum duymuyo musun?” “hiç mi duymuyon(göz devirme efekti)” gibi hareketlerde bulundular.Bunların üstü var birde “KBB doktor”ları..Benim hiç şöyle KBB doktorum yok biliyor musunuz? Yok çünkü adam gibi adam doktor yok.Ya para kopartmaya çalışırlar ya da beni degnek olarak kullanmak istediler.Biri vardı ben küçüktüm kafamın arkasını kesecekmiş de kulagıma alet sokacakmış da %100 duyacakmışım da amaaaaaaaa duymama riskim de olacakmış da..Çükünü kessinler zibidi doktor!!!!!!!!!!!!!!!!!

Oh beee..Öfkemi kustum bitti..Ben gidiyorum………….

Hayvanlar Üzerinde Yürütülen Kozmetik Deneyleri Avrupa'da Yasaklanıyor



Kozmetik ürünü alacağımız zaman, kutunun üzerindeki yazıya dikkat edelim: Üzerinde 'NOT TESTED ON ANIMALS' (hayvanlar üzerinde denenmemiştir) yazanları veya mutlu tavşan resimli olanları alalım.




İltihaplanmış, kıpkırmızı gözleri, kavrulmuş derileriyle yer aldıkları posterler, kozmetik deneylerinde kullanılan tavşan, fare gibi birçok bahtsız hayvana arka çıkan bir avuç insanın yegane sesi, bu kampanyaların da sembolü haline geldi, ve tabii çoğunluk görmezden gelmeyi yeğledi. Ancak çok uzun süren bir bekleyişin sonunda. bu testlerin tümü olmasa da en azından 'ağır' olanları, tüm AB ülkelerinde yasaklanıyor!
"Draize testleri" olarak bilinen bu testler, tavşanlar başta olmak üzere, canlı laboratuvar hayvanlarının göz ve derilerine kozmetik malzemelerin uygulanması ve etkilerin gözlenmesini içeriyor. Bu testlere seçenek olarak üretilen bir dizi yöntemse 27 Nisan tarihinde, bağımsız bir bilimsel danışma komitesi olan Avrupa Alternatif Yöntemlerin Onaylanması Merkezi'nin (ECVAM) onayından geçmiş durumda!
Bu yöntemlerin ikisi kimyasalların gözleri tahriş edici etkisinin sınanmasında mezbahalardan elde edilecek hayvan dokusu artıklarının kullanımını önerirken, canlı hayvan üzerindeki deri testlerinin yerine geçecek olan ikisinde de hücre kültürlerinden yararlanılması sözkonusu. Deri alerjilerinin sınanacağı beşinci bir alternatifse yılda yüzbinlerce hayvanı kurtaracak! İyi haberler hu kadar değil. 2009 yılında. kozmetik sanayiinde kullanılacak birçok testin Avrupa'da tümden yasaklanması bekleniyor. Üstelik seçenekleri olsun veya olmasın!

Haberin linki:http://www.ekoses/.com/ekolojikyasamportali/ bpg/publication_view.asp? iabspos=1&vjob=vdocid, 147708 devamininda sitede goreceksiniz, sayfanin asagisinda ortak yayimlar bolumunde okunmasi ve izlenmesi gereken pek cok yazinin linki var.
Sonunda yapacagımı söyledim.Siz kozmetik delileri ve sonradan görme kozmetik müsvettelerine 2 çift lafım olacak ya bunlara bakarsınız ya vicdanınızı sorgularsınız.Mecbur degilsiniz ama biraz insaf yaaaaa!!!!!!!!!!!
Aşagıdaki linki tıklarsanız sayfada pek çok bilgi önünüze gelecek.Seçeneklerden birini seçin hadi izleyin izleyin çekinmeyin izleyin sonra da geçin aynanın karşısına makyajınızı yapın hadi bakalım..

Sonra da bunu izleyin.Hadi hadi meraklısınızdır izleyin bak ne güzel canlı canlı gözleri oyuluyor degil mi? Derisi nasıl da hayvan canlı iken çıkarılıyor baksanıza..Daha neler neler yapılıyor.Hadi hadi buyrun kozmetik delileri marka tutkunları buyrunnnnnnnnn!!!!!!!!!


Durun daha yeni başlıyorum.Ne için yaratılmışsa artık bu canlılar işkenceyle canlı canlı yüzülüyor.Bana bu görüntüleri gönderen arkadaşın dedigi gibi "çamaşır gibi diziliyorlar!!!" İzleyin izleyin bakk çamaşır gibi diziliyorlar gel gel çekinmeee..


Durun yahu..Blogumu okumayı bırakmayın..Daha bakın resimlere şöyle bir güzel bakın..Yaklaş yaklaşşşşşşşşşşşşşşşşşşşş!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!



Oldu mu şimdi? İçiniz rahat mı? Benim içim rahat degil..İsterdim ki bu hayvanlar can çekişecegine siz bol para baydıgınız o kozmetik ürünleri sürdükten sonra acı çekin!!!!!!!!!!!!!!

İşitme engelli nasıl mutlu olur?

İşitme kayıplı olarak hiç türk filmleri ve türk dizileri izlemem. İzlediysem de sadece Münir Özkul'u Adile Naşit'i Şener Şen'i Kemal Sunal'ı çok sevdigimdendir fakat insanlar onların filmlerini izlerken herkes birarada gülerken bir tek ben işitmedigimden dolayı gülmemem canımı sıkıyordu.

Düşünüyorum da anadili ingilizce olan ülkeler daha şanslı bence.. Oralarda da işitme kayıplı insanlar olabilir.Teknoloji de gelişti ya film,dizi hatta programların alt yazıları arttı.Oysa biz bazılarımız ingilizce bilmiyoruz türkçe alt yazı istiyoruz.Ne yazık ki böyle bir uygulama olmadıgı için ben hep üzülürüm.

Bir arkadaşım vardı sagolsun bana çok büyük bir güzellik yaptı.Rica etmiştim "bana şu filmleri indirip türkçe alt yazıları bulabilir misin?" diye ve istediklerimi yaptıgında çok ama çok mutlu olmuştum.Şöyle ki uzun zamandır dogru dürüst oturup film izlememiştim hadi şu türkçe alt yazılı filmleri koyayım dedim aldım yanıma da annemi başladım izlemeye..

Önce "Gülen Gözler" i izledim.Çoookk izlemiştim bu filmi ama bazen dudak okumak buraya kadarmış kimin ne dedigini işitmiyordum.Derken bu film ile işitmediklerimi ögrenmiş oldum.Ay birde o kadar duygusallaştım ki anlatamam.

Ondan sonra "Tosun Paşa" ya geçtim.Hadi burada da işitmedigim bazı sahneler ve yanlış işittigim bazı sahneler olmuş.Var ya "Tosun Paşa" yı ilk defa türkçe alt yazılı izledim diye filmi de ilk defa izlemişim kadar oldum. Filmin başından sonuna kadar o kadar gülmüşüm ki arada "filmi durdur" dügmesine basmak zorunda kaldım ne yapayım gülmelerim kesilmedi:)))

Belki aranızda "Recep İvedik" i geç seyreden tek ben olmalıyım ki bu filmi niye bu kadar eleştirdiler anlamadım. Türkiye komedi sinemasında en durgun döneminde iken "Recep İvedik" in gelmesi bence çok anlamlı..Milletin gülmeye ihtiyacı vardı gerçekten..Tamam kıro mıro maganda ama işte magandanın baştan aşagı tüm özellikleri yansıtan komik adam işte filmin özü bu:)))))) Ben gerçekten çok sevdim bu filmi..Annem de benimle beraber ilk defa izledi o da bende gülmekten gözlerimizdeki yaşlar kurudu gitti:)))